Her halsizlik ve kemik ağrısı lösemi belirtisi mi? Uzman isimden ailelere kritik uyarı

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Belgin Özbek, her halsizlik veya kemik ağrısının lösemi anlamına gelmediğini, belirtilerin süresi ve birlikte görülme biçiminin önemli olduğunu söyleyerek, “Çocuklarda halsizlik, ateş ve bacak ağrısı gibi şikayetler çoğunlukla enfeksiyonlar, yoğun hareketlilik, uyku düzensizliği veya beslenme sorunları gibi nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Ancak bu yakınmaların uzun sürmesi, tekrarlaması ya da başka belirtilerle birlikte görülmesi durumunda altta yatan nedenin araştırılması önem taşıyor. Çocukluk çağında görülen kanser türlerinden biri olan lösemi de farklı belirtilerle kendini gösterebiliyor” diye konuştu.
‘HER YORGUNLUK AYNI ANLAMA GELMİYOR’
Uzm. Dr. Özbek, belirtilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklarda yorgunluk sık karşılaşılan bir yakınma olsa da çocuğun günlük aktivitelerine katılmakta zorlanması, dinlenmesine rağmen halsizliğinin sürmesi veya belirgin solukluk gelişmesi dikkat gerektiriyor. Lösemide kemik iliğindeki kan hücresi üretimi etkilenebildiğinden yorgunluk ve solukluğun yanı sıra kolay morarma, kanama ve enfeksiyonlara yatkınlık da görülebiliyor.
“Çocuklarda halsizliğin pek çok nedeni olabilir ve bu yakınmaların büyük bölümü lösemi dışındaki durumlarla açıklanabilir. Ancak çocuğun enerjisinde belirgin bir azalma varsa, cildinde solukluk fark ediliyorsa, sık sık ateşleniyor ya da kolay morarıyorsa belirtileri birlikte değerlendirmek gerekir. Daha önce görülmeyen ve giderek belirginleşen değişiklikleri yalnızca büyümeye veya okul yorgunluğuna bağlamamak önemlidir.”
‘KEMİK AĞRISI VE KOLAY MORARMA NE ZAMAN ÖNEM KAZANIYOR’
Uzm. Dr. Özbek, “Büyüme çağındaki çocuklarda hareketli bir günün ardından bacak ağrısı yaşanması sık görülebiliyor. Spor, düşme ve çarpmalar da benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Ancak ağrının sürekli hale gelmesi, tekrarlaması, çocuğun yürümesini veya günlük yaşamını etkilemesi durumunda nedeninin araştırılması gerekiyor. Özellikle kemik-eklem ağrısına ateş, halsizlik, solukluk veya açıklanamayan morluklar eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli. Belirgin bir çarpma olmadan oluşan morluklar, sık tekrarlayan burun veya diş eti kanamaları da dikkate alınması gereken belirtiler arasında bulunuyor. Bununla birlikte bu bulgular tek başına lösemi tanısı koydurmuyor; enfeksiyonlar ve farklı sağlık sorunları da benzer belirtilere neden olabiliyor” dedi.
Uzm. Dr. Özbek, kemik ağrısının niteliği ve eşlik eden bulguların değerlendirmede yol gösterici olduğunu belirterek, “Önemli olan ağrının ne zamandır devam ettiği, çocuğun günlük yaşamını etkileyip etkilemediği ve başka belirtilerin bulunup bulunmadığıdır. Nedeni açıklanamayan, tekrarlayan veya giderek artan ağrılar hekim tarafından değerlendirilmelidir. Özellikle kolay morarma, tekrarlayan ateş ve belirgin halsizlik gibi bulgular da varsa daha dikkatli bir inceleme gerekir” diye konuştu.
‘TANI İÇİN MUAYENE VE GEREKLİ TETKİKLER ÖNEMLİ’
Uzm. Dr. Özbek, “Lösemi şüphesi oluştuğunda hekimin ilk değerlendirmesinde çocuğun şikayetleri ve fizik muayene bulguları dikkate alınıyor. Gerekli görüldüğünde tam kan sayımı gibi testler istenebiliyor; sonuçlara göre ileri incelemeler planlanabiliyor. Tanı, belirtilere bakılarak tek başına konulamıyor. Çocuklarda bu tür belirtiler fark edildiğinde paniğe kapılmak yerine sağlık uzmanına başvurmak ve şikâyetlerin seyrini takip etmek önem taşıyor. Belirti göstermeyen tüm çocuklara lösemi için rutin kan testi yapılması genel olarak önerilmiyor; esas olan, devam eden veya olağan dışı bulguların zamanında değerlendirilmesi. Çocuğun genel durumunda belirgin bozulma, durdurulamayan kanama veya ciddi nefes darlığı olması halinde ise acil tıbbi yardım alınması gerekiyor. Her belirtiyi ciddi bir hastalıkla ilişkilendirmeden, çocuğun olağan durumundan farklılaşan ve devam eden değişiklikleri göz ardı etmemek erken değerlendirme açısından önem taşıyor” ifadelerini kullandı.